Esrarengiz Çinli
13.04.2009
Akın demeyelim de şuna, hafif kapı aralanır gibi olduğu için "akım" diyelim. Şahsıma ilgi çığ gibi olmasa da büyüyor olacak ki Çin'den bile ziyaretçim olmuş :) Ancak ne yazık ki bu meçhul Çinli hayranım, (henüz!) kendi dilinde yayın yap(a)madığım için sitede pek fazla kal(a)mamış. Yani teğet geçmiş. Kısmetse, birkaç yıl sonra kendisini yeniden görmek isterim. Ona "动 受欢迎的;好的;随便" bile derim. Ama şimdilik hedefimde uzak doğuya açılmak yok. Yok, ama insan yine de merak ediyor, bir Çinli hangi tür bir arama yaparak beni bulabilir? Erişkin'i geçtim, sevgili gogılda (gerçi Gogıl kendisine "gugıl" denmesini istiyor ama...) "Samet" yazıp aratınca benden çok daha ilginç sonuçlara ulaşılıyor. Şu an itibariyle, bu sözcükte zirvede Rober Hatemo resmi (tamam tamam, fotoğrafı) var! Sonrasındakiler de hayli ilginç: "menteşe üreticisi", "ismi didikle nokta kom" ve "bokuyla oynayan kız". Bu ve bunun gibi yaklaşık 4.610.000 sonuca rağmen neden ben? İnsan cidden endişeleniyor. Rus ajanlar ortalıkta cirit atarken, benzer pozisyondaki Çinlilerin peşime düşmüş olma ihtimali biraz ürkütse de içimdeki sonsuz Polyanna sevgisi bu korkuyu da hemen bastırdı.
Oyla
Evet yine "yaz" saatim geldi ve yazıyorum. Ben bu blog (Beyin Loblarındakilerin Ortalıkta Gezdirilmesi) olayına iyiden iyiye ısınmaya başlıyorum. Bir zamanlar gazeteci olmak istiyordum, oturduğum yerden ahkam keserim diye. Daha doğrusu kendimde gazetecilik veya avukatlık için gereken yeteneğin varsayılan olarak bulunduğuna inanırdım. Aslında hâlâ inanırım. Amerikan filmlerinde pilot ölünce uçağı başarıyla indirebilen ablalardaki gibi, içimde keşfedilmeyi bekleyen bu cevher, bu sistem durdukça keşfedilemeden benimle ölecek gibi. Kimse "Aferin lan, sen bu işi kıvırcak gibi duruyon, Pazartesi gel, Kadıköy Adliyesi'nde başla" demeyecek çünkü.
Yok yok, avukat olmak için ölüp bayılmadım. Ben çocukken 'çöp kamyonu şöförü' olmayı bile aklımdan geçirmiştim. Herşey gibi bunun da mantıklı bir sebebi vardı: altımda araba, sokak sokak gezmek :) Minyatür barajlar yaptım, helikopterler çizdim, dünya barışına katkıda bulundum...
Hepsi geldi geçti, hepsinden çıkardığım ufak dersleri biriktirerek bugünü aydınlatmaya çalışıyorum ve bu ışık her geçen gün biraz daha büyüyor...
Oyla
Bir Nisan, iki şaka!
01.04.2009
Zannediyorum çok eski bir İrlanda zıttırısı olan, meşhur "What shall we do with the drunken sailor?"
şeklindeki 200 yıllık eseri Ziraat Bankası reklamında, tarladaki bir traktör görüntüsüyle ve daha da ilginci Alaturka biçimde çalındığını duydum ya, ölsem gam yemem artık. Dolapdere Big Gang'i anlıyoruz ve takdirle karşılıyoruz. Ancak "Napacaz bu ayyaş denizciyi?" şarkısının tarımla, çiftçiyle, krediyle ne alakası olduğunu çözemedim. İlk şaka bu olsa gerek.
İkinci şaka da şarkıyı gogılın çeviri hizmetiyle Türkçeleştirmemdi. Bunu ilk duyduğumda "2020 yılına kadar böyle birşey olamaz demiştim", yanılmamışım. Çevrilecek kısma: "what shall we do with the drunken sailor?" yazdım, el cevap: "ne de sarhoş denizci ile yapacağız?". Sanıyorum bu da günün ikinci şakası!
Aslında sistem kısmen çalışıyor. Ortada bir denizci olduğu belli,bunun alkol probleminden de bahsediliyor ve ne yapacağımızı bilmiyoruz. Ancak gel gör ki, okuduğumuz onca dilbilgisinin, sözdiziminin de hakkı var. Seni seviyoruz ama biz bu saçları değirmende ağartmadık sevgili gugıl (Ya da Türkçe şekliyle gogıl).
Metin çevirisi için biraz daha zamana ihtiyacımız var ve bu sayede İngilizce derslerimiz hafızamızda biraz daha taze kalacak.
Oyla
Yok, zayıflamadım ama 70'li yılların teknolojisine anca geçebildim: Emektar bilgisayarımın emektar monitörüyle an itibariyle vedalaştım. Hiç aklımda yokken birden bire gördüğüm bu incelik karşısında "Budur" diye zıpladım. Zıpladım ama hemen atlamadım. Eve gelip internette biraz inceledikten sonra bir kez daha zıpladım. Evdeki en büyük beyaz eşyamız olan emektar CRT monitörümüze bu kadar hızlı veda edebileceğim aklımdan geçmezdi. Bilgisayarın bulunduğu masaüstü onun sayesinde monitör altıydı, odanın bi ucuna geçerken mutlaka bir tarafımız ona sürtüyordu, oda hacminin %97'sini kaplıyordu, üstüne üstlük gogıl örtten de görülebiliyordu ve en ilginci ben buna 4,5 yıl dayanabildim. Toprağı bol olsun, nur içinde yatsın. İnşallah saz arkadaşlarını da tez zamanda yanına gönderip çağa yakışır bir bilgisayarı tamamlamış olacağız.
Oyla
|